Hıyarapol Posteri

Hıyarapol

Komedi

Kendi yazdığı oyunu sahneleyen bir sanatçı, seyircinin oyun hakkında bir
ön bilgi edinmek için eline tutuşturulan bir kağıt parçası üzerine ne yazabilir.
Sözü o oyunla bitmiştir. Hıyarapol yaşadığımız bu karanlık çağda, acı çekenlerin buluşması için emek verilmiş bir uydurma hikayedir. Oyunun, kaç kez yazıldığı, kaç kez bozulduğu, müziğinden kostümüne, teknik donanımından aksesuarlarına kaç kişinin nasıl bir emekle yoğurduğu seyirciyi ne kadar ilgilendirir? Çoğu tiyatronun iktidar yardımı ile ayakta durduğu bir düzende, tavizsiz söz söyleme adına bu nimetten yararlanmamakta direnmenin getirdiği yoğun emek seyirciyi ilgilendirmez. Sanatçı tüm eylemlerinden ve sonuçlarından kendisi sorumludur.
Tiyatro, seyircisi ile buluştuğu noktada soluk alır. Seyirci iki saatlik süre içinde seyrettiği şeyi ortaya koyan beyinlerle kendisi arasında bir bağ kurar ve elbette bunu bir hoşlanma duygusu içinde yaşamak ister. Sanatçının da asıl hedefi budur. Tek istediği alkışlarla onurlandırılmaktır. Tüm maddi beklentilerin ötesinde kalan bu heyecan sanatçıyı sanatçı yapan tek şeydir. Çektiği acıyı onunla paylaşan ve onu anlayanlarla varoluşunu besler. Bu nedenle sanatçı bu alkışların değerini bilir.
Tiyatroda sanatın ve sanatçının sonu ancak seyircinin kendi alkışının
değerini bilmediği zaman başlar.

Bu oyuna ait aktif seans bulunamamıştır.

Bu oyuna henüz bir ödül verilmemiştir.

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yok

Düşüncelerini ilk paylaşan sen olmak ister misin?